Omega 3 Takviyesi Seçerken

Herkese Omega-3 takviyelerinin sayısız sağlık faydalarından yararlanmalarını tavsiye ediyorum. Beyin sağlığını, kalp sağlığını korumak, bağışıklık sistemini desteklemek için Omega-3 yağ asitleri bulunmaz bir nimettir. Bilmeniz gereken en önemli şey bütün Omega-3 yağ asitlerinin aynı olmadığıdır. 

20 Ocak 2016

Herkese Omega-3 takviyelerinin sayısız faydalarından yararlanmalarını tavsiye ediyorum. Beyin sağlığını, kalp sağlığını korumak, bağışıklık sistemini desteklemek için Omega-3 yağ asitleri bulunmaz bir nimettir. 

Bilmeniz gereken en önemli şey bütün Omega-3 yağ asitlerinin aynı olmadığıdır. Eğer kullandığınız besin takviyesi yeterli miktarda EPA ve DHA içermiyorsa, maalesef Omega-3 yağ asitlerinin sağlık faydaları açısından da sınıfta kalıyor demektir. Üstelik besin takviyesi için ödediğiniz parayı çöpe atıyor, daha da ötesi kandırılıyorsunuz! Gerçekten de birçok Omega-3 ya da balık yağı takviyesinin içinde bu değerli maddelerden o kadar az bulunur ki, hiçbir işe yaramazlar. Omega-3 üstüne birçok araştırma yapmış olan ve bu alanda dünyanın en önemli bilim insanlarından biri olarak kabul edilen Dr. Alex Richardson bu konudaki endişelerini şöyle dile getiriyor: “Piyasada satılan birçok omega-3 yağ asidi takviyesinin içinde yeterli miktarda EPA ve DHA bulunmuyor. Daha da kötüsü günlük almamız gereken omega-3 yağ asitleri miktarının ne kadar olduğuna dair resmi bir açıklama bulunmuyor. Bu da suistimal için bir zemin hazırlıyor.”   


Doğru omega-3 seçmenin püf noktaları 

Düşünün beyin sağlığınızı korumak, kalp krizi riskinizi azaltmak, hatta ve hatta ruhsal sağlığınızı garanti altına almak için üzerine onlarca, yüzlerce klinik araştırma yapılmış ve etkinliği kanıtlanmış bir madde var, ama ondan yararlanamıyorsunuz. Bilimin, balıkta, özellikle de soğuk su balıklarında bulunan bu değerli maddenin faydalarından yana kuşkusu yok. Bu noktada size dersinizi iyi çalışmak kalıyor. 

Richardson, “Omega-3’ün sadece kalp krizi, inme gibi damar sağlığı ile ilgili sağlık problemleri değil göz sağlığı ve romatizma gibi enflamatuar hastalıklardan da korunmak için son derece etkili bir madde olduğu biliniyor. Ancak birçok kişi Omega-3’te bulunan EPA ve DHA’nın beyin fonksiyonları ve ruhsal sağlık açısından elzem maddeler olduğunu farkında bile değil.” Peki, gerçekten fark yaratacak Omega-3 takviyeleri satın alabilmek, doğru ürünü seçebilmek için nelere dikkat etmemiz gerekiyor? 

Richardson, “Her şeyden önce satın alacağınız Omega-3’ün içinde EPA ve DHA bulunduğundan emin olun. Bitkisel orijinli Omega-3 takviyeleri bu değerli maddeleri içermez. Bu maddelerin varlığından emin olduktan sonra dikkat etmeniz gereken bir diğer konu ise ürünün içindeki omega-3 miktarıdır. Takviyenin etiketini dikkatlice inceleyin. Sağlık üstündeki olumlu etkilerinden faydalanabilmek için günde almanız gereken EPA ve DHA miktarının toplamda 1000 miligram civarında olması gerekiyor. Ve unutmayın, bu miktarı almak için genelde üreticinin önerdiği dozun üstüne çıkmanız gerekir”


Doğru omega-3 takviyesi seçmenin 7 kuralı:

1. Omega-3 takviyesi seçerken EPA/DHA oranının 3/2 ve katları olmasına dikkat edin. Bu oran ne kadar yüksekse, omega-3 takviyesinin kalitesi de o kadar iyidir.

2. Omega-3 takviyesi Trigliserid formunda olmalıdır. Etil ester formundaki omega-3 ürünleri insan sağlığı için uygun değildir. Bunları kullanmayın.

3. Omega-3 yağ asitleri, hava ile temas ettiklerinde okside olurlar ve yapıları bozulur. Dolayısıyla, Omega-3 yağlarının içine konulduğu kapsüllerin hava sızdırmazlık garantisi olduğundan emin olun.

4. İki parmağınızın arasına alıp sıktığınızda yumuşak olan kapsüller, hava sızdırırlar. Bu tür kapsüller Omega-3 yağ asitlerinin okside olmasına neden olur. Tekrar ediyorum: Hava sızdıran kapsüllerde bulunan Omega-3 yağlarını tercih etmeyin.

5. Bazı üreticiler, Omega-3 kapsüllerinin okside olarak bozulmasını engellemek için kapsülün içine azot gazı (Nitrojen) kabarcığı koyarlar. Omega-3’ün azot gazı kabarcığı ile birlikte kullanıldığı kapsüller ardında yüksek teknoloji bir üretim anlayışı vardır ve bu yöntem sayesinde değerli yağ asitleri bozulmadan etkinliklerini korurlar.  Azot gazı insan sağlığı için zararsızdır (Soluduğumuz havanın çoğu azot gazından oluşur) ve bu sistemle üretilmiş ürünler doğru Omega-3 takviyeleridir. Eğer bulunursa, Omega-3’ün bu şekilde tercih edilmesi gerekir. 

6. GDO ve ağır metaller içermedikleri üretici tarafından garanti altına alınmış Omega-3 takviyeleri kullanmaya özen gösterin. Bu garantiyi vermeyen ürünlerden hayır gelmez. 

7. Kullandığınız takviyeler, ülkemizin mevzuatı gereğince, T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılır. Bakanlık, her ürün için ayrı bir “Takviye Edici Gıda Onay Numarası” verir. Aldığınız her ürünün etiketinde bu numarayı arayın. Bu numaraya sahip olmayan ürünleri kullanmayın.


Önemli bir not:

Tekrar altını çizmek istiyorum: Her balık yağı omega-3 demek değildir. Mesela satın aldığınız takviyenin üstünde 1200 miligram balık yağı yazıyor olabilir. Ama bu balık yağının miktarıdır, içindeki faydalı aktif maddelerin değil. Yani, 1200 miligram balık yağının içindeki EPA ve DHA’nın toplamı 100 miligram olabilir. Eğer durum böyleyse bu şekilde yapılan omega-3 takviyesini rafa geri bırakın derim!


DR. ÜMİT AKTAŞ'A SORUN

Bu bölümden Dr. Ümit Aktaş’a sorularınızı iletebilirsiniz.

E-posta bültenine kayıt olmak istiyorum.

Sonuçlar: