Romatizmal Ağrılarda Doğal ve Bitkisel Tedaviler

Romatoid Artrit, tüm eklemleri tutabilen bir kronik iltihabi hastalıktır. Kadınlarda erkeklere oranla 3 kat fazla görülür. Türkiye’de 750.000 ila 2.000.000 arasında Romatoid Artrit hastası olduğu tahmin edilmektedir. Her yaşta görülebilir.

12 Mart 2014

Toplum sağlığını ciddi olarak tehdit eden hastalıklardan biri de romatizmal hastalıklardır. Birçokları, şiddetli eklem ağrıları ile kendine gösteren bu sağlık sorununu gerçekte olduğundan çok daha basit algılar. Acısını çekmeyene, yağmurlu havalardan önce kemiklerdeki hafif bir sızı, biraz ağrı yapan bir hastalık gibi görünse de, durum bundan çok daha karmaşık ve ıstıraplıdır. 

Öncelikle romatizmanın tek bir hastalık değil kemikleri, eklemleri, eklem çevresindeki dokuları etkileyen bütün hastalıklara verilen genel bir isim olduğunu belirtmekte fayda var. Bugün romatizmal hastalıklar içinde en sık görülenlerden birini inceleyeceğiz: Romatoid artrit. Tüm eklemleri etkileyebilen bu kronik iltihabı hastalık, kadınlarda erkeklerden daha sık görülüyor. İstatistiklere göre romatoid artrit teşhisi konan kadın sayısı erkeklerin üç katı. Yukarıda da belirttiğim gibi toplum sağlığını ciddi anlamda tehdit eden bir hastalık söz konusu olan. Türkiye’de 750.000 ila 2.000.000 arasında romatoid artrit hastası olduğu tahmin ediliyor. Üstelik düşünüldüğü gibi sadece yaşlıları değil her yaştan insanı tehdit ediyor. 

Bağışıklık Sistemi Eklemlere Saldırırsa
Romatoid artrit, bir otoimmün hastalıktır. Bu ne demek? Yani hastalık bağışıklık sistemindeki yanlış ve aşırı bir tepkiden kaynaklanır. Normalde vücudu hastalıklardan korumak için tasarlanmış olan bağışıklık sistemi, eklem dokusunu işgalci bir düşman, yabancı bir doku gibi algılar. Böylece eklem dokusuna ve bileşenlerine karşı antikorlar geliştirerek taarruza geçer. Bu yanlış tepkinin neden kaynaklandığı tam olarak bilinmese de romatoid artrit de dâhil olmak üzere tüm romatizmal hastalıklarda belirgin bir artış söz konusu. 

Aslında tüm otoimmün hastalıklarda bir patlama olduğunu söylemek yerinde olur. Neden? Çünkü insan nesli tarihin hiçbir döneminde bu kadar çok kimyasala, bu kadar toksik maddeye maruz kalmadı. Paketlenmiş yiyeceklerin içindeki katkı maddeleri, koruyucular, boyalar yetmezmiş gibi genetiğine müdahale edilmiş gıdalar bağışıklık sistemini tam anlamıyla allak bullak ediyor. Devamlı tehdit altında olan bağışıklık sistemi bozulmasın da ne yapsın? 

Yukarıda da belirttiğim gibi genelde olduğundan çok daha basite indirgenen bu hastalık, yaşam kalitesini son derece olumsuz etkileyen, ıstıraplı bir sağlık sorunudur. Hastaların, etkilenen eklemleri ağrılı, kızarık ve şiştir. Birden fazla eklemde aynı anda görülebilir ve hastalığın ilerleyen safhalarında, el ve ayak eklemlerinde deformasyonlar, yani yapısal bozukluklar meydana gelir. Romatizmal ağrı çekenler, şiddetli eklem ağrıları dışında hareket güçlüğü, sabah sertliği gibi yaşam şartlarını zorlaştıran şikâyetlerden de muzdariptir.

İlaçlar Tedavi Etmiyor Öldürüyor! 
Kimyasal tıp romatizmal ağrıların tedavisinde, uzun süreli kortizon, ağrı kesiciler ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılması taraftarı. Ama tüm bu ‘tedavilerin’ hastalığı iyileştirmek değil sadece belirtilerini baskılamak üstüne kurulu olduğu unutulmamalı. Maalesef bunlar öyle ilaçlardır ki ciddi, hatta ölümcül yan etkileri vardır. Üstelik karşınızda kronik bir hastalık olduğu için bu tehlikeli ilaçların senelerce kullanılması gerektiğini de unutmayın. 

Mesela romatoid artrit tedavileri içinde en masumu olan ağrı kesicileri ele alalım. İstatistiklere göre ABD’de her yıl, 20.000 kişi ağrı kesicilerin yan etkileri yüzünden hastaneye kaldırılıyor ve bunların 2.600’ü hayatını kaybediyor. Kortizon ve bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçların yarattığı yan etkiler ve tahribat ise tahmin bile edilemeyecek boyutlarda.

Üstelik ciddi yan etkileri olan ilaçlar bile sadece kısa süreli rahatlama sağlıyor, bir zaman sonra da ağrı çok daha güçlü bir şekilde geri dönüyor. Romatoid artrit agresif bir hastalıktır. Bir tedavi planı yapılırken, ilaçların romatizmal ağrılara şifa olamadığı, üstelik ciddi yan etkilerine rağmen hastalığın ilerleyişini durdurmakta kifayetsiz kaldıkları mutlaka göz önüne alınmalıdır. İlaçların yan etkileri bir yana, hastaların ilaçlara verdiği cevabın da zamanla azaldığı gözlenmiştir. Biraz önce de belirttiğim gibi ağrı kesiciler ya da kortizon tedavisi bir süre rahatlama sağlar, bir zaman sonra ise etki etmemeye başlarlar.

Romatoid artritin saldırgan doğası ve kimyasal tıbbın gerek hastalığın belirtilerini hafifletmekte gerek ilerlemesini durdurmada yetersiz kalması alternatif tedavilerin daha da önem kazanmasına yol açmıştır. Tabii bu tedavilerin beslenme alışkanlıklarında yapılacak radikal değişiklikler ve fizyoterapi ile desteklenmesi son derece önemlidir. 

Gluten Hassasiyetine Dikkat!  
Romatizmal hastalıkların artışının altındaki en önemli neden beslenmenin bozulması ve besinlerde kullanılan kimyasal katkı maddeleridir.

Beslenme bozuldukça, yiyecekler katkı maddeleriyle doldukça gıda intoleransı ya da başka bir deyişle gıdalara karşı hassasiyet ciddi bir sorun olmaya başlamıştır. Tüm otoimmün hastalıklarda yapılması gereken ilk ve en önemli şeylerden biri sorunun arkasında bir gıda hassasiyetinin olup olmadığını sorgulamak olmalı. Gıda intoleransı dendiğinde akla ilk gelen, gluten hassasiyetidir. Hem kitaplarımda hem de katıldığım televizyon programlarında devamlı altını çizdiğim üzere, diyabetin, çölyak hastalığının, otoimmün hastalıkların arkasında yatan asıl neden gluten intoleransıdır. Özellikle genetiğine müdahale edilmiş buğdayda, vücudun baş edemeyeceği kadar çok gluten vardır ve bir romatizma hastasını gluten hassasiyetini göz ardı ederek tedavi etmek mümkün değildir.

Beslenme ve Romatizma
Hastalarımdan da gözlemliyorum: Romatoid artrit tedavisinin başarılı olabilmesi için beslenmenin düzenlenmesi ilk ve en önemli koşuldur. Ancak maalesef bir romatizma hastası hekime başvurduğunda, hekim hastanın diyetindeki tetikleyici faktörleri araştırmak yerine hemen ilaç verir. Birçok romatizma hastası bu ilaçların yan etkileri konusunda hiç bilgilendirilmeden, hastalıklarının seyrini değiştirmeyecek, uzun vadede semptomları bile hafifletmeyecek bir ‘tedaviye’ başlarlar.

Doktorlar hastalarının ne yedikleriyle ilgilenmedikleri gibi, bir de üstüne “Ne yerseniz yiyin” derler. Kimyasal tıp, beslenmenin bağışıklık sistemi hastalıklarından kansere kadar tüm sağlık sorunlarıyla yakından ilgili olduğu gerçeğini nedense görmek istemez. Oysa bir romatizma hastasının glutenden, buğdaydan, hazır mayadan kesinlikle uzak durması gerekir. Gluten ve hazır maya hassasiyetini gıda alerjileri ile karıştırmamak lazım. Eğer bir gıdaya alerjiniz varsa, bunu anlamak zor değildir. Çünkü onu yer yemez vücudunuz şiddetli bir tepki verir. Ancak tıpta ‘intolerans’ dediğimiz hassasiyet gizli gizli seyreden ve zaman içinde vücuda ciddi hasarlar veren bir durumdur. Gluten ve hazır mayaya hassasiyetiniz olduğunda romatizma olursunuz, şeker hastası olursunuz. Besin alerjilerini kontrol altında tutmak da kolaydır. Domatese alerjiniz varsa, domates yemezsiniz olur biter. Ama gluten ve hazır maya karşınıza öyle çok gıdanın içinde, öyle beklenmedik yerlerde çıkar ki, bunlardan uzak durmak ciddi bir disiplin gerektirir. 

Kelle Paça Unutuldu, Sağlık Bozuldu
Maalesef yeme içme kültürümüz, geleneksel beslenme biçimimiz bozuldu. Kuşaktan kuşağa, anadan kızına aktarılan o kıymetli bilgiler, tarifler, usuller unutuldu gitti.

Romatizma hastalığının en önemli nedenlerinden biri yiyeceklerle alınan kollajen miktarının azalmasıdır. Kollajen, bağ dokunun ana maddesidir. Kollajen olmadan insan vücudunun sağlıklı, diri ve dinç olması, ayakta kalabilmesi mümkün değildir. Ama maalesef artık ihtiyacımız olan bu önemli maddeden yeteri kadar faydalanamıyoruz. Neden? Çünkü kollajen içeren gıdalardan giderek daha az tüketir olduk. Kollajen zengini gıdalara bir göz atalım dilerseniz. Paça, kemik suyu, kemikli et en zengin kaynaklardır. Kemik suyunu ele alalım. Eskiden yemekler hep kemikli etle yapılırdı. Şimdi kemikli et alan kalmadı. Herkes kuşbaşı veya kıyma alıyor. Paça çorbası içen de yok artık. Paçacılar bir bir kapanırken biz de kollajen zengini değerli bir besini kaybediyoruz. Eskiden et suyu yapmak için ilikli kemik kaynatılır, suyuna çorba, pilav yapılırdı. Şimdi herkes yemeklerinde kimyasallar ve katkı maddeleriyle dolu monosodyum glutamatlı bulyonlar kullanıyor. Eskiden bizi besleyen mis gibi et sularını attık yerine zehir koyduk. O bulyonların içinde neler olduğunu kimse sorgulamıyor. Tekrar ediyorum: Yemeklerinize lezzet için zehir katıyorsunuz.

Bizim anneannelerimiz, babaannelerimiz evlerinde düzenli olarak işkembe, kelle, paça yapardı. Sonraları bu tarifler unutuldu gitti, kimse evinde bu çorbaları yapmaz oldu. Gelenekten koptuk. Üstüne bir de kolesterolü karalama kampanyası devreye girince, bırakın evde pişirmeyi kültürümüzün değerli bir parçası olan işkembe, paça çorbacılarına gitmeyi de bıraktık. Ne kendimiz içtik, ne de çocuklarımıza içirdik. Neyse ki, son senelerde kemik suyu, paça çorbası gibi şifalı besinlerin değerini anlamaya, unutulmaya yüz tutmuş bu lezzetleri yeniden keşfetmeye başladık.   

Dolayısıyla, romatizmal hastalıklardan korunmak için öncelikle diyetinize kollajen zengini gıdaları eklemeniz gerekiyor. Mutfak alışkanlıklarınızda yapacağınız basit değişikler büyük fark yaratacaktır. Etli yemek mi pişiriyorsunuz? Eti kemiğiyle koyuverin. Bulyon kullanmayı da bırakın lütfen. Bunun yerine evde kemik suyu hazırlayıp küçük kapların ya da kâğıt bardakların içine koyup buzluğa kaldırın. Böylece ihtiyacınız olduğunda buzluktan çıkarıp yemeklerinize ilave edebilirsiniz.

Hazır Mayayı Hayatınızdan Çıkarın
Hazır maya bağırsak geçirgenliğini bozduğu için gıda intoleransına neden olur. Gıda hassasiyetleri romatizmanın altında yatan en önemli nedendir. Romatizmal hastalıkların tamamında hastada gıda intoleransı varmış gibi değerlendirmek ve buna göre önlem almak son derece önemlidir.

Hazır mayayı hayatınızdan çıkarmak öyle zor bir şey değil. Terazinin bir yanına şiddetli eklem ağrılarını diğer yanına ise açma, paskalya çöreği, simit gibi mayalı pastane ürünlerini, ekmek,  pide ve pizzayı koyun. Hangisinden uzak durmayı seçersiniz? Cevabınızın hazır maya içeren gıdalar olduğundan eminim. Hazır mayalı pastane ve fırın işlerinin genetiğine müdahale edilmiş buğdaydan yapıldığı da göz önüne alınırsa, yukarıda detaylıca anlattığım gluten hassasiyetine karşı da bir önlem almış oluyorsunuz. Söz konusu yiyeceklerin sizi fazla kilolardan şeker hastalığına, kalp damar hastalıklarından kansere doğru giden bir yola soktuğunu da unutmayın lütfen. 

Hazır maya konusunda dikkat edilmesi gereken diğer bir besin ise peynirdir. Peynirlerin çoğunda hazır maya bulunur. Aslında peynir probiyotik zengini harika bir besin kaynağıdır, ama ancak geleneksel usullerle yapılırsa. Hazır maya yerine şirden mayasıyla yapılan peynirleri tüketmeye özen gösterin. Tabii bu geleneksel yöntemle mayalanmış peyniri öyle market raflarında falan bulamazsınız. Dersinizi çalışıp, sayıları az da olsa hala babadan, dededen kalma yöntemlerle peynir yapan üreticilerin izini sürüp, onlardan alışveriş yapın. Ayranla kestirerek kendi peynirinizi de yapabilirsiniz. Ama ayranı da evde kendi yaptığınız yoğurttan hazırlamalı, hazır yoğurt kullanmamalısınız. 

Turşunu Kur, Yoğurdunu Mayala, Romatizmadan Korkma
Romatizmal hastalıklardan korunmanın en etkin yolu faydalı bakterilerden, yani probiyotiklerden geçer. Probiyotikleri takviye etmeden, romatizmal hastalıklardan korunabilmek veya bunları tedavi edebilmek mümkün değildir. Neden? Çünkü sağlıklı bir bağışıklık sistemi için sağlıklı bir bağırsak florasına sahip olmak gerekir. Diyetinize probiyotik zengini gıdalar ekleyerek sadece romatizmaya değil tüm hastalıklara karşı güçlü bir savunma kalkanı oluşturabilirsiniz. Ev turşusu, ev yoğurdu, mandıra yoğurdu, kefir, sirke, şıra, doğal mayayla yapılmış peynir, çökelek probiyotik zengini gıdalardır.
Diyetinize ekleyin

Romatoid artrit hastalığında olumlu etkileri olduğu gözlenen bitkilerden bazıları şöyle sıralanabilir. 
Isırgan: Son derece güçlü bir yangı ve ağrı gidericidir. 
Kuşburnu: Yüksek miktarda C vitamini içeren kuşburnu etkili bir yangı gidericidir. 
Papatya: Yangı giderici ve sakinleştirici etkisi vardır. 
Zencefil: Mide bulantısına karşı bilinen en etkili bitki olan zencefil aynı zamanda kuvvetli bir yangı gidericidir de.
Zerdeçal: Kuvvetli yangı giderici olması dışında, karaciğer fonksiyonlarını düzenler ve kan yağlarını düşürür.
Meyan kökü: Yangı gidericidir.

Romatizmal Hastalıklar için Bitki Çayları


Ağrı Giderici Çay:
Isırgan Yaprağı: 1 tatlı kaşığı
Kuşburnu: 1 yemek kaşığı
Tane karabiber: 1 tatlı kaşığı
Papatya: 1 tatlı kaşığı
Zencefil: 1 çay kaşığı
Tüm malzemeleri porselen bir demliğe koyun ve üstüne 200 cc. kaynar su ekleyin. 5 dakika demlendikten sonra 1 tatlı kaşığı bal ilave ederek içebilirsiniz.

Romatizma İçin Günlük Çay:
Zerdeçal: 1 çay kaşığı
Meyan kökü: 1 tatlı kaşığı
Isırgan yaprağı: 1 tatlı kaşığı
Lavanta: 1 tatlı kaşığı
Elma: Kabuklu ve ince doğranmış çeyrek elma
Malzemeleri porselen bir demliğe koyun, üzerine 200 cc. kaynar su ilave edin. Demlenmesi için 5 dakika bekleyin ve 1 tatlı kaşığı bal ilave ederek için. Günde 3 bardak içmenizi tavsiye ediyorum ama her defasında taze olarak hazırlamanız gerektiğini unutmayın. 

Ağrılı Eklemler İçin Yakı:
Dulavrat otu: 1 yemek kaşığı
Isırgan otu: 1 tatlı kaşığı
Kırmızı acı biber: 1 yemek kaşığı
Karanfil: 1 tatlı kaşığı
Zencefil: 1 yemek kaşığı
Bal: Hakiki petekli bal, peteği ile birlikte

Bal haricindeki tüm bitkileri büyük bir havanda iyice dövün. En son petekli balı ilave edin ve bir macun kıvamına gelinceye kadar dövmeye devam edin.  Karışımı, uygulama yapacağınız ağrılı eklem büyüklüğündeki bir gazlı bezin üzerine yayın. Bitkisel yakınız hazır, artık ağrılı eklemin üstüne yerleştirip sarabilirsiniz. 1 saatin sonunda yakıyı çıkarıp, uygulama yapılan bölgeyi sıcak suyla yıkayarak temizlemeyi ihmal etmeyin. Bir not: Hassas ve alerjik bir cilt yapısı olanlar dikkat etmeli, yakı ciltte reaksiyona neden olabilir.

Sağlıklı ve ağrısız günler diliyorum.


DR. ÜMİT AKTAŞ'A SORUN

Bu bölümden Dr. Ümit Aktaş’a sorularınızı iletebilirsiniz.

E-posta bültenine kayıt olmak istiyorum.

Sonuçlar: