Romatizmal Hastalıklarda Tedavi

Avuç dolusu ilaç yutsan da faydası yokRomatizma hastalığında çok klasik bir hikâye vardır: ‘Bir gün kalktım, kolum tutmuyor, taş gibi sertim, elimi açıp kapatamıyorum, ağrılarım var, parmak eklemimde bir şişlik oldu. Doktora gittim, bana hemen ağrı kesici ilaçlar, antienflamatuarlar verdi. Sonra baktım ağrı kesilmiyor, tekrar gittim. Doktor, romatoid artrit teşhisi koydu; “Kortizona başlamamız şart” dedi. Kortizona başladım....

12 Eylül 2015

Avuç dolusu ilaç yutsan da faydası yok

Romatizma hastalığında çok klasik bir hikâye vardır: ‘Bir gün kalktım, kolum tutmuyor, taş gibi sertim, elimi açıp kapatamıyorum, ağrılarım var, parmak eklemimde bir şişlik oldu. Doktora gittim, bana hemen ağrı kesici ilaçlar, antienflamatuarlar verdi. Sonra baktım ağrı kesilmiyor, tekrar gittim. Doktor, romatoid artrit teşhisi koydu; “Kortizona başlamamız şart” dedi. Kortizona başladım. Bir süre iyiydim, sonra tekrarladı. Ağrılarım, tutulumlarım, sabah sertliklerim arttı. Tekrar doktora gittim. Doktor kortizonun dozunu yükseltti. Bir süre rahattım. Sonra ağrılarım tekrarlayınca doktora gittim. Doktor kortizonun yanında bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar verdi. Onları da kullanmaya başladım. İyiydim, bir dönem ağrılarım azalmıştı ama sonra hastalığım tekrar ilerlemeye başladı, ağrılarım dayanılmaz oldu. Tekrar doktora gittim. Doktor bu sefer ilaçların dozunu artırdı, bir tane daha bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaç ekledi. İlk teşhis konulalı birkaç sene oldu. Ama ağrılarım artarak devam ediyor, hatta eklemlerim o kadar bozuldu ki, ellerimde ayaklarımda şekil bozuklukları meydana geldi. Evde kendi işimi yapamıyorum, yardımsız yaşayamaz oldum. Şimdi, bana iki şahit huzurunda muvafakatname imzalatarak bir ilaç vermek istiyorlar, bu ilacın prospektüsünü okudum. Anti-TNF dedikleri bir ilaç. Hem tüberküloz yapıyormuş, hem kanser yapıcı etkisi varmış. Hocam korktum ne yapayım?’

Romatizma hastası öyle bir vaziyete gelir ki, birkaç sene içinde kullanılabilecek en tehlikeli ilaçları kullanmış, bu ilaçların yan etkilerini görmüştür. Hastalığı düzelmemiş, iyileşmemiş, tam tersine ilerlemiştir. Hasta geldiğinde bir avuç kimyasal ilaç kullanır, ama ağrılardan perişandır. Eklem harabiyeti oluşmuştur, ellerinde, ayaklarında şekil bozukluğu vardır. Yürürken düz basamaz, günlük işlerini yapamaz. Hasta perişan bir haldedir. Çaresizdir, kilitlenmiştir, işini göremez, günlük hayatını idame ettiremez vaziyettedir.

Tüm hastalar bu hikayeyi yaşar. Romatizmanın kimyasal ilaçlarla tedavi edilemediğini anlamamız gerek. Bu ilaçlar sadece romatizmanın üstünü örter, bağışıklığı baskılar. Kimyasal tıp şöyle bir mantık yürütür: ‘Eğer romatizma bağışıklık sisteminin yanlış çalışmasından, aşırı çalışmasından kaynaklanan bir otoimmün hastalıksa, ben o zaman bağışıklığı baskılayan ilaçlar vereyim, romatizmayı düzelteyim’!

Ama vücut böyle çalışmaz. Siz bütün bir bağışıklık sistemini baskıladığınızda, hastayı iyileştirmiş olmuyorsunuz. Nitekim hasta bu ilaçları kullanır ama romatizması da ilerlemeye devam eder. O zaman niye bu ilaçları veriyorsunuz? Hastalara ne faydası var? Üstelik bir de ölüm riski var. Romatizma öldürmez ama o anti-TNF ilaçlar öldürebilir. Bu son derece ciddi bir konudur.

Methotreksat, kanser için geliştirilen bir kemoterapi ilacıdır ve romatizmal hastalıkların tedavisinde de yaygın olarak kullanılır. Oysa prospektüsünü okuduğunuzda, “ölümcül ve ciddi toksik reaksiyon” görülebileceği ve “psöriyasis (sedef hastalığı) tedavisinde methotreksat kullanımı ile ölümler bildirildiği” yazmaktadır. Ayrıca, “Methotreksat kullanımı ile ölümler bildirilmiştir” şeklinde dehşet verici bir ibare daha var.

Peki, niye veriyorsunuz o zaman bu ilacı hastalarınıza? “Bitkilerle tedavi diye birşey yoktur” çığlıkları atıyorsunuz, sonra böyle ölümcül bir kimyasal ilacı hastalarınıza leblebi gibi dağıtıyorsunuz. Soranlara da utanmadan “bitkisel tedaviler güvenilir değil” diyorsunuz. Prospektüsüne “ölümcül” yan etkileri olduğunu yazınca, Methotrexat güvenilir hale mi geçiyor? Bu ilacı reçete ediyorken korkmuyorsunuz, ama zerdeçal reçete ederken korkuyorsunuz, öyle mi? Aklınıza şaşayım sizin! Siz hiç zerdeçaldan veya zencefilden ölen birini gördünüz mü? Literatürde var mı? Eğer biz Fitoterapide bu kadar ölümcül yan etkileri olan bir tane bile bitki kullansaydık, şimdi kimyasal tıp bizi topa tutmuştu. Oysa kimyasal tıbbın tüm tarihi, ölümcül kimyasal zehirlerle doludur.

Allah’a şükür, biz hastalarımıza zehir vermiyoruz.

Yani romatizma sizi öldürmez, ama sözde tedavisinde kullanılan ilaçlar öldürebilir.


DR. ÜMİT AKTAŞ'A SORUN

Bu bölümden Dr. Ümit Aktaş’a sorularınızı iletebilirsiniz.

E-posta bültenine kayıt olmak istiyorum.

Sonuçlar: