Yeni yılda yeni başlangıçlara / Milliyet.com.tr

Zor bir seneydi. Belki de hiç bir senenin bitmesini bu kadar çok istemedik. Ama 2020’nin bize öğrettikleriyle 2021’i daha güzel, daha anlamlı ve daha sağlıklı kılabiliriz.

Durup bir düşündüm 2020’yi nasıl hatırlayacağız diye. Bence 2020’yi neyin değerli, neyin önemli olduğunu fark ettiğimiz sene olarak anacağız. Sağlıklı olmak, gönül ferahlığıyla sevdiklerimizle birlikte olabilmek, birbirimize sarılabilmek. Bunlardan daha değerlisi, daha kıymetlisi yok! Bunu en acı yoldan öğrendik, hem de tüm dünya tek yürek olarak. Ülkelerin sınırları kapansa da sınırlar belki de hiç bu kadar yok olmamıştı.

Virüsün doğal yaşam döngüsü, maske, mesafe, aşı derken öyle ya da böyle bu pandemi bitecek. Ama bu değişkenler içinde tek sabitin, gerçek şifanın kendi içinizde olduğunu sakın unutmayın. Vücut kendini iyileştirmeyi bilir, virüslerle, hatta kanserli hücrelerle bile başa çıkabilir siz yeter ki ona ihtiyacı olanı verin.

7 şifalı adım

2021 güçlü bir bağışıklık sisteminin, sağlığın değerini anlayıp, bu bilgiyi hayata geçirdiğimiz yıl olsun. Daha sağlıklı bir yaşam sürmek isteyenlerin düştüğü en büyük hata, tüm yanlışları bir anda düzeltmeye çalışmaktır. Bunu yapamayınca da moral bozukluğuna uğrar ve eski alışkanlıklarına geri dönerler. Değişimin tek bir günde olması gerekmiyor. Sağlıklı bir yaşama geçmek bir süreçtir. Adım adım ilerleyin. Gerçekleştirdiğiniz değişim normaliniz haline geldiğinde artık bir sonraki adımı atmaya hazırsınız demektir.

1. Adım: Mutfağınızı ve hayatınızı çöp yiyeceklerden arındırın

Beslenme modelinizde yapacağınız ilk değişim çöp yiyecekleri hayatınızdan çıkarmak olmalı. Cipsler, bisküviler, gofretler, içi kimyasallarla dolu bulyonlar, kahvaltılık gevrekler, gazlı içecekler, meyve suları, şekerler, sosisler, salamlar, hazır çorbalar, fast-food zincirlerinden yemek sipariş etmeler… Hepsine veda edin.

2. Adım: Yoğurt mayalamaya başlayın

Sırada yoğurt mayalamak var. Bu sağlıklı bir yaşam için çok önemli bir adım. Hastalarımdan, okurlarımdan biliyorum, yoğurt mayalamak daha sağlıklı yaşamak için inanılmaz bir motivasyon kaynağı oluyor. Probiyotik zengini bir beslenmenin olmazsa olmazı yoğurttur. Yoğurda özgü bazı bakterilerin vücuttaki glutatyon üretimini artırdıklarını gösteren araştırmalar (1) var. Bilinen en güçlü antioksidan olan glutatyon seviyeniz ne kadar yüksekse enerjiniz o kadar artar, yaşlanmaya ve hastalıklara karşı o kadar dirençli olursunuz. Probiyotik zengini ev yoğurdu kilo kontrolüne de yardımcıdır ve çağın vebası Tip 2 diyabetten koruyucu etkisi vardır.

3. Adım: Sebzeleri, meyveleri mevsiminde tüketin

Fıtratlarına aykırı bir mevsimde, serada yetişen sebzeler, meyveler bol miktarda tarım ilacı, hormon içerirler. Domatesi, salatalığı mevsiminde yediğinizde doğal olarak fiyatları da daha uygun, daha hesaplı olacaktır.

4. Adım: Geleneksel mutfağımızı yeniden keşfedin

Bu adım uygulaması basit ama sağlık faydaları büyük birkaç öneriden oluşuyor. Yeni yılla birlikte unutulan değerleri yeniden mutfağınızın baş tacı yapın.

Yemeklerinizi kemikli etle pişirin. Kemik iliği potasyum, magnezyum, fosfor, sülfür gibi değerli mineraller açısından son derece zengin bir kaynaktır. Kemik suyuna jölemsi bir kıvam veren kolajen, güçlü bir bağışıklık sistemi için, güçlü kemikler, sağlıklı eklemler için elzemdir.

Sakatatlar besleyicidir ve kıymetlidir. Bonfile, biftek yerine ciğer, yürek, kokoreç, işkembe yemek çok daha faydalıdır. Ciğer, böbrek, kokoreç gibi sakatatlardan haftada en az iki defa tüketmekte fayda var.

Zeytinyağımızın kıymetini bilin. En şifalı zeytinler, en kaliteli zeytinyağları bizim ülkemizden çıkıyor. Sadece zeytinyağlıları değil et yemeklerini de zeytinyağıyla pişirin.

Tereyağında pişmiş yumurtanın keyfini çıkarın. Omega-3 yağ asitleri ve D vitamini zengini tereyağı sizi diyabetten korur, kilo kontrolüne yardımcı olur, açlık ataklarını önler.

5. Adım: Takviyelerden destek alın

Besin takviyeleri ilaç değildir, diyetinizle yeterli miktarda alamadığınız, sisteminiz için elzem olan vitamin, mineral ve besin maddelerinden mahrum kalmamanızı sağlarlar.

D vitamini değerinizi ölçtürün ve rezerviniz dolu değilse diyetinizi D vitamini takviyesiyle destekleyin. D vitamini eksikliğinde bağışıklık sisteminiz çöker, kanser riskiniz ciddi oranda artar, hatta ömrünüz kısalır. D vitamini eksikliğinin koronavirüs için de bir risk faktörü olduğunu gösteren bilimsel yayınlar var.

Omega-3 yağ asitlerinin depresyon, kanser ve diyabete karşı koruyucu etkisinden etkin bir şekilde yararlanmak, bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için düzenli olarak omega-3 yağ takviyesi alın.

Evde yaptığınız kefir, yoğurt, turşu ve sirke gibi probiyotik zengini gıdaları, probiyotik kapsüllerle destekleyin. Ancak probiyotik takviyenizin enterik olmasına dikkat edin. Enterik bağırsakta çözünen demek.

6. Adım: Ekmeği, buğday ürünlerini sağlıklı alternatiflerle değiştirin

İnsülin direnci, kalp ve damar hastalıkları, diyabet, kanser ve daha nice hastalıkların sorumlusunun bu yiyecekler olduğunu unutmayın. Keten tohumu unu, nohut unu, mısır unu, karabuğday (greçka) unuyla hazırlayabileceğiniz tariflerle lezzetten ödün vermeden ekmeği kolayca hayatınızdan çıkarabilirsiniz. Üstelik bu sağlıklı alternatifler sizi saatlerce tok tutacaktır.

7. Adım: Sağlığınızı bir üst seviyeye taşıyın

Artık küçük değişiklerle sağlığınızı bir üst seviyeye taşımaya hazırsınız.

Aralıklı açlığın şifalı gücünü keşfedin. Akşamları yemeği erken kestiğinizde bağışıklık sisteminiz güçlenir, ömrünüz uzar.

Süper besinleri unutmayın. Diyetinizden ceviz, fındık, avokado, sarımsak, zeytin, alıç, brokoli ve enginar gibi süper besinleri eksik etmeyin.

Güne zeytinyağıyla başlayın. Sabahları aç karnına küçük bir fincan erken hasat soğuk sıkım zeytinyağı için, şifa bulacaksınız.

Evde hazırlanmış sirkeyi sadece salatalarınızı çeşnilendirmek için kullanmayın. Bir fincan sirkeyi iki bardak suyla seyreltip, yemeklerden bir-
bir buçuk saat sonra, tok karnına için.

Hepinize sağlıklı, huzurlu, aydınlık bir yıl diliyorum. Şifa sizinle olsun.

1 “The Influence of Probiotic Lactobacillus casei in Combination with Prebiotic Inulin on the Antioxidant Capacity of Human Plasma”, Paulina Kleniewska, Arkadiusz Hoffmann, Oxid Med Cell Longev. Mart 2016

Kaynak:https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/dr-umit-aktas/yeni-yilda-yeni-baslangiclara-6394583

Bunları da beğenebilirsin