Temiz Gıdaya Ulaşmanın Püf Noktaları! / Milliyet.com.tr

Tüketicinin satın alma kılavuzu

Temiz gıdaya ulaşmanın bazı püf noktaları var. Bugünkü yazımız bir kılavuz niteliği taşıyor. İşte bilinçli tüketici olmak için bilmeniz gerekenler

Bir cep telefonu satın alırken internette saatler geçirip özelliklerini öğreniyor, doğru telefonu bulmak için günlerce araştırma yapıyorsunuz. Aynı özeni, çabayı gıdanız için de gösterdiğinizde sağlıklı bir yaşamın temelini atmış olursunuz.

Bir kür antibiyotiğin bağırsak floranızda tsunami etkisi yarattığını unutmayın! Probiyotiklerinizi korumak için gelişigüzel antibiyotik kullanmaktan kaçınmak zorundasınız. Gereksiz ilaç kullanımı konusunda son derece temkinli olabilirsiniz, peki ya buzdolabınızdaki, tabağınızdaki antibiyotikler ne olacak?

Gıdada antibiyotik

Bugün dünyada antibiyotiklerin yüzde 90’ının hayvan yetiştiriciliğinde kullanıldığını biliyor muydunuz? Güneşsiz, kalabalık kümeslerde dip dibe yaşayan tavuklara antibiyotik vermeyeceksin de ne yapacaksın? Kümese en ufak bir hastalık girdi mi yüz binlerce tavuğu kırıp geçirir. Üstelik antibiyotiklerin danayı, tavuğu daha çabuk büyütmesi de başka bir çekici unsur.

Maalesef etin, tavuğun nasıl göründüğüne bakarak endüstriyel yöntemlerle yetiştirilip yetiştirilmediklerini anlamanın yolu yok. Bu yüzden etinizi, tavuğunuzu güvenilir bir kasaptan satın alacak, gerekiyorsa kasabınızdan doğal besicilik yöntemleriyle yetiştirilmiş et, serbest gezen tavuk talep edeceksiniz. Zaten insanların bu konudaki hassasiyeti ve talebi arttıkça kasaplar da doğru üreticiyi bulmaya başladılar. Yani doğru ete ulaşmanın sırrı güvenilir bir kasaptan geçiyor.

Yumurtanın sarısı ne anlatır?

Hiçbir şey! Pek çok kişi yumurtanın sarısı ne kadar koyuysa, turuncu rengine ne kadar yakınsa tavuğun o kadar doğal bir yaşam sürdüğüne inanıyor. Ama düşünülenin aksine yumurtanın sarısının rengi onun serbest gezen tavuktan gelip gelmediği konusunda herhangi bir bilgi vermez. Serbest gezen bir tavuktan gelen yumurtanın sarısı çok açık bir renk de olabilir, koyu bir turuncu da. Endüstriyel tavukçulukta ise üreticiler suni yem satın alırken yumurtanın sarısının rengini katalogdan seçerler. Suni gübrenin içine de o rengi verecek boya konur! Aldığınız yumurtaların hepsinin sarısı aynı tondaysa, bilin ki suni renklendirici yedirildi o tavuklara.

Ve diğerleri…

Öncelikle ayçiçek ve mısır özü yağlarının trans yağlar içerdiğini bilmeniz gerekiyor. İçine Omega-3 de, zeytinyağı da katılsa margarinlerin tam bir sağlık zararlısı olduklarını da unutmayın!
Tereyağı: Maalesef halis tereyağı diye satılan pek çok ürünün içinde margarin, hatta boya olma ihtimali yüksek. Tereyağının gerçek olup olmadığını anlamanın beş yolu var.

1. Gerçek tereyağı ucuz olmaz. Ucuz olanlara şüpheyle yaklaşın.

2. Fazla sarı olan tereyağlarının içlerinde renklendirici maddeler olma olasılığı yüksektir.

3. Halis tereyağı ışığa tutulduğunda rengi beyaza döner.

4.Tereyağı ılık suyun içinde erimeli, eğer erimiyor parça parça oluyorsa margarindir.

5. Bir parça tereyağını toprağın üzerine koyun. Karıncalar geliyorsa, gerçekten tereyağıdır. Eğer karıncalar yemiyorsa o tereyağı değil, margarindir. Karıncalar, margarine plastik muamelesi yapar.
Zeytinyağı: Riviera zeytinyağı satın almayın, sağlığınız için hiçbir faydası yoktur. Her zaman erken hasat ve soğuk sıkım zeytinyağı kullanın. Plastik şişeler zeytinyağının toksik maddelerle kirlenmesine neden olur. Bir defada çok fazla zeytinyağı satın alıp, stoklamaya kalkmayın. Zeytinyağı bir yıl sonra okside olmaya, şifalı özelliklerini kaybetmeye başlar.

Kuruyemişler: Ceviz, fındık gibi tüm yağlı kuruyemişleri kabuklu olarak satın alın ve kavurmadan tüketin. Kavrulmuş olanlar yüksek ısılara maruz kaldığı için içlerinde kanserojen maddeler oluşur. Kabuklarını yemeden hemen önce kırarsanız içlerindeki değerli aktif maddelerin etkinliği optimum düzeyde olur. Sakın üstlerindeki ince, kahverengi kabuğu soymaya kalkmayın! Bu ince kabuk değerli bileşenler, güçlü antioksidanlar içerir.

Peynir: Şirden mayasıyla üretilmiş peynir tüketin. Çünkü bu peynirler sağlıklı yaşam için elzem olan probiyotikler içerirler. Endüstriyel olarak üretilmiş peynirlerde probiyotik bulamazsınız ama pek çok tuzakla karşılaşabilirsiniz. Raf ömrünü uzatmak için kullanılan nitrat; beyaz peynire bembeyaz bir renk vermek için eklenen kireç; peynire kıvam veren ama diyabeti derinleştiren nişasta; peynir üretiminde sık kullanılan süt tozu ve margarin gibi.

Baharat satın alırken

Baharatlarınızı küçük paketlerde alın. Çünkü paket açıldığında içindeki aktif maddeler okside olmaya, baharat faydalı özelliklerini kaybetmeye başlar.

Kırmızıbiber: Aman dikkat! Kırmızıbiberlerin içine akla hayale gelmeyecek şeyler katılabiliyor (renk vermesi için katılan kiremit tozu gibi!). Daha da önemlisi, nemli ortamda kurutulan baharatların içinde aflatoksin adını verdiğimiz kanserojen bir mantar oluşur. Bu yüzden baharatlarınızı güvenilir bir üreticiden satın almanız çok önemli.

Çörekotu: Siyah tohum olarak satın alın. Tohumları havanelinde dövüp yağını çıkarın.
Kimyon: Kimyonu tohum olarak alın ve kullanmadan hemen önce havanda dövün. Toz halinde satılan baharatlarda her zaman tağşiş (hile karıştırma) riski olduğunu unutmayın.

Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/dr-umit-aktas/tuketicinin-satin-alma-kilavuzu-6140360

Bunları da beğenebilirsin