Tarım İlacı mı, Zehri mi? / Milliyet.com.tr

Kanserojen olarak listelenen ayrık otu “ilacı” glifosat akla hayale gelmeyecek mekanizmalar üzerinden sağlığınıza zarar veriyor. Dünyanın en çok kullanılan tarım zehrini takdimimdir

Glifosat hakkında her şey

Geçtiğimiz haftalarda glifosat ve koronavirüs arasındaki ilişkiyi incelemiştik. Yazıyı okuyanlar hatırlayacaklardır; güçlü ve dengeli bir bağışıklık sistemi için neler yememiz gerektiğine kafa yorarken esas tehlikeyi göz ardı ettiğimizi belirtmiş, en büyük riskin tarım ilaçları, özellikle de tarım ilaçlarının piri glifosat olduğunu yazmıştım. Bugün de glifosat gerçeğini gözler önüne sermeye, bu zehrin sağlık üzerindeki etkilerini incelemeye devam edeceğiz.

Kurnaz katil

Yıllar boyu bir zehre maruz kaldığınızı düşünün. Öyle bir zehir ki, anında öldürmüyor ama akla hayale gelmedik şekillerde ortaya çıkıyor ve sağlığınıza darbe üstüne darbe vuruyor. Günün birinde kronik hastalıklar, kanser, Alzheimer gibi hastalıklar meydana çıktığında ise, kimsenin aklına onlarca yıldır her gün vücudumuza aldığımız bu toksik maddeyi suçlamak gelmiyor. Tıpkı izlerini belli etmeyen, hiçbir ipucu bırakmayan kurnaz bir katil gibi! Glifosat bizi yavaş yavaş öldürüyor…

Birkaç yıl önce yapılan bir çalışma Amerika Birleşik Devletleri’nde ve dünyada glifosat kullanımının ürkütücü boyutuna dikkat çekiyor. Çalışmaya göre sadece Amerika’da yılda 150 milyon ton glifosat kullanılıyor. (1) Tarımda en fazla GDO’lu ve hibrit tohumlarda glifosat kullanımı var. Genetiğine müdahale edilmiş buğday, genetiği değiştirilmiş soya, mısır gibi ürünler öyle tasarlanmışlardır ki ne kadar tarım ilacı basarsanız basın ekin etkilenmez. Hatta daha iyi verim almak istiyorsanız etken maddesi glifosat olan tarım ilacından bol bol kullanmanız gerekir.

Glifosatı bu kadar fazla miktarda verince, tabii ki tarımsal ürünün bünyesinde de anormal miktarda glifosat birikir ve ürünü yiyenlere de bu glifosat aktarılır.

Hepimiz yaşamımızı sürdürmek için gıda almak zorundayız. Ama gıda olarak yediğimiz tarımsal ürünlerle, farkına bile varmadan dünyanın en zararlı zehirlerinden birisini vücudumuza alıyoruz. Sofranızdaki sebzeye başka bir gözle bakın: Gıda mı, zehir mi?

Metal mıknatısı

Glifosatın çok güçlü şelasyon özelliği var. Yani, vücuttaki metalleri, mineralleri kendisine bağlıyor. Zaten bu molekülün ilk patenti de borularda ve sıcak su sistemlerinde biriken kalsiyum gibi metalleri temizlemek için alınmış. (2) Tıkanmış boruları açacak kadar metalleri bağlama özelliği olan bir molekülün size neler yapabileceğini hayal edebiliyor musunuz? Bu, vücuttaki fonksiyonların pürüzsüz bir şekilde çalışması için elzem olan minerallerin kaybı anlamına geliyor! Manganez, magnezyum, selenyum ve demir gibi minerallerin eksikliğinin diyabet ve demans riskini artırdığını, anemiye neden olduğunu, pek çok kronik dejeneratif hastalığa zemin oluşturduğunu biliyoruz. (3)

Glifosatın metalleri bağlama özelliğinin aşıların yan etkilerini daha da vahim bir hale getirebileceği düşünülüyor. (4) Glifosat pek çok aşıda kullanılan alüminyuma bağlanıyor. Glifosat yüzünden alüminyum (ve beraberinde aşının içindekiler) vücuttaki doğal bariyerlerini kolayca aşarak, dokulara sızıyor, hatta kan beyin bariyerini geçerek beyne ulaşıyor.

Bağırsak florasında terör estirir

Glifosatın bağırsak florasındaki faydalı bakterilere zarar verdiğini, bağırsak florasındaki patojenlerin çoğalmasına ve geçirgen bağırsak sendromuna neden olduğunu gösteren çalışmalar var. (5) Bu da enflamasyon, bağışıklık fonksiyonlarının bozulması ve beraberinde gelen pek çok kronik hastalık anlamına geliyor. Bir vaka çalışmasından glifosat içerek intihar etmeye çalışan bir kadının bağırsaklarının paralize olduğunu biliyoruz. (6) Tıpta paralitik ileus denen bu durumda bağırsaklar tamamen durur, çalışmayı bırakır. Hareket durunca da bağırsakların içindeki toksik maddeler kana karışarak ölümcül bir tehdit yaratır. Söz konusu vaka bize ne anlatıyor? Glifosata maruz kaldıkça hepimiz bu ani etkinin yıllara, uzun bir zamana yayılmış versiyonunu yaşıyoruz. Toplumda giderek artan bir problem haline gelen kabızlığın altında yatan temel sebep, aşırı glifosat kullanımı olabilir mi?

Glisofatın şikimat yolağı üzerinde de olumsuz etkileri var. Şikimat yolağı nedir biliyor musunuz? Bakteriler, mantarlar ve bitkiler tarafından kullanılan metabolik bir yolaktır. Bu metabolik yolak, insanlarda bulunmaz. Zaten glifosatın yaratıcısı Monsanto şirketi de, şikimat yolağı insan metabolizmasında bulunmadığı için, bu maddenin insanlarda herhangi bir zararı olmayacağını iddia ediyordu.

Tabii, bu iddia aslında koca bir aldatmaca. Olayın tek tarafının anlatılarak, bilimin nasıl çarpıtıldığının güzel bir örneği. Evet, insan metabolizmasında şikimat yolağı bulunmaz. Fakat gelin görün ki, her birimiz bağırsaklarımızda vücudumuzdaki hücre sayımızın 10 katı kadar probiyotik taşıyoruz ve bu faydalı bakterilerimizde şikimat yolağı mevcut. Hatta vücudumuz için elzem olan pek çok aminoasidi bu metabolik yolakla üretiyorlar.

Yani, hülle yoluyla glifosatın insana zarar vermediğini iddia ederken, aslında bir göz boyama yapıyorlar! Glifosat probiyotik bakterilerimizi mahvediyor ve probiyotiklerimiz sağlıklı olmadan, biz sağlıklı olamayız.

Endüstri, bilimi çarpıtıyor, bilimsel bilgiyi işine geldiği gibi kullanıyor ve bunu hep yapıyo

Bir neden daha!

Çölyak hastalığının ve buğday hassasiyetinin artması ile glifosat kullanımındaki patlama arasında güçlü bir ilişki olduğu düşünülüyor. Genetiğiyle oynanmış buğdaydaki en önemli değişimin gluten molekülünde meydana geldiğini ve sindirilemeyen bu molekülün pek çok hastalığı tetiklediğini sık sık dile getiriyorum. Diğer yandan, buğdaydaki değişimle birlikte hayatımıza giren hastalıklarda glifosatın da önemli bir rolünün olabileceği düşünülüyor. (7) Buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda sadece ürün yetişirken değil, hasattan hemen önce de glifosat kullanılıyor. Bunun nedeni ise tahılların üzerine bu tarım ilacını sıktığınızda ürünün kuruma sürecini hızlandırması. Buğdaydan ve tüm tahıllardan uzak durmak için bir neden daha!

1 Trends in glyphosate herbicide use in the United States and globally, Charles Benbrook, Enviromental Sciences Europe, 28. 3 (2016)

2 “Glyphosate, a chelating agent-relevant for ecological risk assessment?”, Martha Mertens, Environmental Science Pollut Res Int, 2018 Feb;25(6):5298-5317.

3 “Exposure risk and environmental impacts of glyphosate: Highlights on the toxicity of herbicide co-formulants”, Shaila Khan, Environmental Challenges, Volume 4, August 2021, 100149

4 -5 “Gut microbiota and neurological effects of glyphosate”, Lola Rueda-Ruzafa, Neurotoxicology, 2019 Aralık;75:1-8. doi: 10.1016/j.neuro.2019.08.006.

6 “Paralytic ileus induced by glyphosate intoxication successfully treated using Kampo medicine”, H. Nakae, Acute Medicine Surgery, 2014, https://doi.org/10.1002/ams2.103

7 “Toxic Legacy How the Weedkiller Glyphosate Is Destroying Our Health and the Environment”, Stephanie Seneff, PhD, 2021, Chelsea Green Publishing ISBN: 978160358929

Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/dr-umit-aktas/ayrik-otu-zehri-bizi-sagligimizdan-ayiriyor-tarim-ilaci-mi-zehri-mi-6543686?sessionid=4

Bunları da beğenebilirsin