İnce Ayar / Milliyet.com.tr

Hastalıklara karşı direncinizi artırmak için aldığınız takviyeleri gözden geçirmek, stres faktörüne dikkat çekmek için doğru zaman.

D vitamininin bağışıklık fonksiyonlarının etkin ve dengeli bir şekilde çalışması için ne kadar önemli olduğunu sık sık dile getiriyorum. D vitamini eksikliği ile COVID-19 enfeksiyonunun ağır seyretmesi arasında korelasyon olduğunu gösteren çalışmalardan bahsetmiştik. (1) D vitamini eksikliği olanların hastanelik olma, koronavirüs yüzünden hayatını kaybetme riski önemli oranda artıyor.

Peki ya tüm çabanıza rağmen D vitamini değerinizi yükseltmeyi bir türlü başaramıyorsanız?

Magnezyum olmadan olmaz

“Hocam o kadar D vitamini alıyorum, ama kan testi yaptırdığımda D vitamini değerimin neredeyse aynı olduğunu gördüm. D vitaminim neden bir türlü yükselmiyor, ne yapmalıyım?” Bu çok sık duyduğum bir sorudur.

Onlara da söylediğim gibi, vücudunuzda yeterli miktarda magnezyum yoksa ne kadar D vitamini takviyesi alsanız da nafile. Magnezyum olmadan D vitamini aktif bir forma dönüşemiyor. (2) Yani D vitamini rezervinizi doldurmakta zorlanıyorsanız, sorunun magnezyum eksikliğinden kaynaklanıyor olması yüksek ihtimal. Vücudunuzda yeterli magnezyum yoksa D vitamininin koruyucu etkisinden mahrum kalırsınız.

Stresi hafife almayın

Nedense stresi sadece huzursuzluk, gerginlik gibi ruhumuz üzerinde yarattığı yıpratıcı etkileriyle tanımlarız. Bu çok yanlış! Pandemi yüzünden yaşanan endişe, her an virüse yakalanma korkusu stres düzeyimizin aşırı derecede artmasına neden oluyor.

Kronik stres, vücudun devamlı alarm durumunda kalması, stres hormonu olarak da bilinen kortizol seviyesinin hep normalin üzerinde seyretmesi anlamına geliyor. Bu da kalp krizinden kansere kadar pek çok kronik hastalığa zemin hazırlayan, bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bir durumdur. Basit bir şekilde anlatmak gerekirse, koronavirüse yakalanma korkusu, virüse yakalanma riskinizi artırıyor!

Sürekli strese maruz kalmanın sistemi viral enfeksiyonlara karşı savunmasız bıraktığını uzun zamandır biliyoruz. Stres altındayken gribe, soğuk algınlığına daha kolay yakalandığınızı fark etmişsinizdir. Vücudun stres sırasında salgıladığı kortizol hormonuna ölüm hormonu da denmesi boşuna değil.

Anti-stres besin takviyeleri

Kronik stresle baş etmek için etkili taktikler var. Bunların başında sevdiklerinizle daha çok zaman geçirmek, doğa yürüyüşleri yapmak geliyor. Bu tür aktivitelerin stres düzeyini azalttığını, kandaki kortizol değerini düşürdüğünü biliyoruz. Ancak maalesef pandemi yüzünden sevdiklerinizle görüşemiyor, hafta sonu arabanıza atlayıp doğaya kaçamıyorsunuz. Neyse ki bazı besin takviyelerinin bağışıklık sistemini çökerten kortizol hormonu seviyesini aşağı çekmek gibi bir etkisi var. Üstelik bunların hepsi farklı mekanizmalar üstünden de bağışıklık sistemini destekliyor.

– C vitamini: C vitamininin kortizol seviyesini düşürmekte etkili olduğunu gösteren çalışmalar var. (3) C vitamininin viral enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisi olması da elimizi güçlendiriyor. Diğer yandan, yüksek dozlarda C vitamininin koronavirüs tedavisinde etkili olabileceğini işaret eden çalışmalar var. Sözün özü: Stres kontrolünden viral enfeksiyonlara karşı direncinizi artırmaya kadar diyetinizi C vitamini takviyesiyle desteklemek için pek çok neden var.

– Omega-3 yağ asitleri: Bilimsel çalışmalar bu yağ asitlerinin kortizol seviyesini aşağı çekmekte etkili olduğunu gösteriyor. (4) Omega-3’lerin bağışıklık sistemini destekleyen bir etkisi daha var: Vücuttaki enflamasyonla savaşmak. Listeye omega-3 yağ asitlerini de ekleyin.

– Magnezyum: Bu hayati mineral stres kontrolünde de karşımıza çıkıyor. Magnezyum eksikliğinin psikolojinizi olumsuz etkilediğini, stresle başa çıkmayı zorlaştırdığını gösteren bilimsel yayınlar var. D vitaminini aktive etmesinin yanına bir de stres hormonu kortizolü dengeleyici özelliğini eklediğinizde ortaya güçlü bir bağışıklık desteği çıkıyor.

YENİ KEŞİFLER

Ön sıralarda zencefil, zerdeçal ve yeşil çayın bulunduğu bazı şifalı bitkilerin koronavirüsün hücreye tutunmasını zorlaştırdığını, hücreye girdiğinde ise virüsün çoğalma hızını baskıladığını gösteren bilimsel bulgulardan bahsetmiştik. Yeni bir çalışmayla, listeye yeni bitkisel güçler de ekleniyor. Amerika’da, laboratuvar ortamında yapılan araştırma için COVID-19’un bitkisel besinlerin içinde bulunan bazı bileşenlere nasıl tepki verdiği incelenmiş. (5) Araştırmanın bulgularına göre, yeşil çayda virüsün fonksiyonlarını baskılayıcı tam beş farklı bileşen mevcut. Kırmızı muskadin üzümünün çekirdeğinde ve kabuğunda da baskılayıcı bazı bileşenler var. Kakaonun içinde bulunan bir madde ise virüsün aktivitesini yarı yarıya azaltıyor.

Bağışıklık sisteminiz güçlü olsun istiyorsanız, sofranız rengârenk olsun. Sofranızdaki renkler, hayatınıza sağlık getirecek.

1 “Vitamin D Status in Hospitalized Patients with SARS-CoV-2 Infection”, José L Hernández, The Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism, https://doi.org/10.1210/clinem/dgaa733

2 “Magnesium status and supplementation influence vitamin D status and metabolism: results from a randomized trial , E. Manson, The American Journal of Clinical Nutrition, V: 108; 6, Aralık 2018, 12491258

3 “The role of vitamin C in stress-related disorders ”, BettinaMoritz, The Journal of Nutritional Biochemistry, Volume 85, Kasım 2020, 108459

4 “Fish oil supplementation reduces cortisol basal levels and perceived stress” P. Barbadoro, Molecular nutrition & food research, 2013, 57(6), 1110-1114.

5 “Docking characterization and in vitro inhibitory activity of flavan-3-ols and dimeric proanthocyanidins against the main protease activity of SARS-Cov-2”, Y. Zhu, Frontiers in Plant Science, 30 Kasım 2020, DOI: 10.3389/fpls.2020.601316

Kaynak:https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/dr-umit-aktas/ince-ayar-6376835

Bunları da beğenebilirsin