Çocuğunuzu Hastalıklara Mahkum Etmeyin / Milliyet.com.tr

Çocuğunuza yedirdiğiniz gıdaların onun ileriki yaşlarında da sağlığını etkileyecek değişimlere neden olduğunu biliyor muydunuz?

Çocuğunuza bugün gofretler, bisküviler, içi şekerle dolu kahvaltılık gevrekler, cipsler yedirmekte herhangi bir sakınca görmüyorsanız ona gençliğinde, yetişkin hayatında da peşini bırakmayacak bir zarar verdiğinizi unutmayın. Çocuğunuzun beslenme alışkanlıklarını şekillendirmekten ziyade, etkisi uzun yıllar devam edecek fizyolojik bir değişimden söz ediyorum.

Journal of Experimental Biology’de yayımlanan çalışmanın bulguları fareler üzerinde yapılan bir araştırmadan elde edildi (1). Küçük bir çocuğu senelerce kötü besleyerek onu bir denek yapmak mümkün olmadığı için, beslenmenin sağlık üzerindeki etkisini, gelecek yaşamınızı nasıl etkilediğini görmek için fareler üzerinde yapılan deneyler çok önemlidir. Üstelik farelerin kısa yaşam döngüsü sayesinde, hayatın erken dönemlerindeki beslenme yanlışlarının yetişkinlikteki yansımalarını görmek de mümkün oluyor.

Çalışma için bir grup yavru fare üç haftalık bir süre boyunca modern çağın beslenme modeliyle, yani basit karbonhidratlarla, şekerle dolu yiyeceklerle beslenmiş. Diğer gruba ise sağlıklı bir diyet verilmiş. Üç hafta süren bu beslenme programından sonra her iki grup da sağlıklı diyete geçirilmiş. Birkaç ay sonra (bu birkaç aylık süre yavru farelerin büyüyüp yetişkinliğe yaklaşması anlamına geliyor) iki grubun da mikrobiyomlarındaki bakteriler incelendiğinde, farklılıklar olduğu gözlenmiş. Mesela sağlıksız yiyeceklerle beslenen yavru farelerde Muribaculum intestinale denen bir bakterinin önemli oranda azaldığı görülmüş. Bu bakterinin karbonhidrat metabolizmasında rol oynadığı biliniyor.

‘Kıyamadım aldım’

Çalışmanın en önemli bulgularından biri şu: Yaşamın erken döneminde kötü beslenmek mikrobiyom için geri dönüşü zor bir değişim anlamına geliyor. Bilim insanları mikrobiyomdaki bu değişimin ileri yaşlarda da devam edip etmediğini görmek için araştırmayı geliştireceklerini not düşmüşler. Görünen o ki bugün kötü yiyeceklerle beslediğiniz çocuğunuzda -büyüyüp doğru beslenmeye başlasa bile- ileriki yıllarda sağlığını olumsuz etkileyecek bir hasar bırakmış oluyorsunuz. Bir daha çocuğunuz gofret, bisküvi, cips istediğinde “Kıyamadım aldım” demeyin, onu hastalıklara mahkûm etmeyin!

Mikrobiyomun gücü adına

Bu arada sağlıklı bir mikrobiyomun gücünü hafife almamanız gerektiğini gösteren birkaç örnek vermek istiyorum. İşte bağırsak floranızdaki dost bakterilerin sizi sağlıklı kılmak adına üstlendiği onlarca görevden sadece birkaçı…

Mesela Clostridium, Faecalibacterium ve Roseburia gibi dengeli bir bağırsak florasında bulunan bazı probiyotikler var. Bunlar bütirik asit üretirler. Bu metabolik yan ürün azaldığında kolon kanserine yakalanma riski artıyor. Probiyotikler kanser yapan maddelerin toksik etkilerini önler, kanserojenlerin vücuda girişini engeller ve kanserli hücrelerin intiharına neden olurlar. Kısacası, sağlıksız bir mikrobiyom tüm kanserlere zemin hazırlayan önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

Çocuklardaki, yetişkinlerdeki alerjik hastalıkların patlamasında da sağlıksız bir mikrobiyom olduğu yolunda pek çok bilimsel çalışma var. İşlenmiş yiyeceklerin hayatımıza girmesi, diyetimizdeki fermente besinlerin azalması ile mikrobiyomda meydana gelen değişikliklerin bize alerjik hastalıklar olarak geri dönmesi hiç de şaşırtıcı değil. Probiyotik zengini bir diyet alerjileri önlemekle kalmıyor, alerjik hastalıkların tedavisinde de kullanılıyor (2).

Fermente yiyeceklerde bulunan, bağırsak floramızı şekillendiren dost bakterilerle insülin direnci ve tip 2 diyabet arasında önemli bir ilişki var (3). Sağlığın şifresinin bağırsaklarda saklı olduğunu uzun zamandır biliyoruz. On yıl önce yapılan ve çarpıcı sonuçlara sahip bir çalışma için Avrupalı çocukların mikrobiyotası ile Afrika kırsallarında yaşayan çocukların mikrobiyotası karşılaştırıldı (4). Diyetleri gerçek besinlerden oluşan Afrikalı çocukların bağırsak florasında Bacteroidetes bakterisinin çoğunlukta, Firmicutes bakterisinin ise azınlıkta olduğu görüldü. Avrupalı çocuklarda ise baskın olan, obezite ve kilo problemiyle ilişkilendirilen Firmicutes bakterisiydi. Araştırmaya katılan Batılı çocukların herhangi bir kilo problemi olmasa da, şekerle, işlenmiş yiyeceklerle diyetleri bağırsak floralarında öyle bir değişikliğe neden olmuştu ki obezite ve birlikte gelen tüm hastalıklara karşı olan eğilimleri artmıştı. Yukarıda bahsettiğim çalışma ise bu eğilimin düşünülenden çok daha uzun vadeli etkileri olduğunu işaret ediyor.

Bunu da not edin…

Söz sağlıklı beslenmeden açılmışken şekerin bağışıklık sistemi üstündeki etkisini inceleyen yeni bir yayından söz etmekte fayda var. Şekerin enfeksiyonlara yakalanma riskini artırdığını, bağışıklık sistemini formdan düşürdüğünü biliyoruz. Nature Communications dergisinde yayımlanan bir çalışma bu mekanizmanın detayları hakkında bize bilgi veriyor (5).

İngiliz menşeli araştırmanın bulgularına göre şeker, bağışıklık sisteminin enflamasyonla ilişkilendirilen reaktif moleküller üretmesine neden oluyor. Bilim insanları böyle bir enflamasyonun hücrelere, dokulara zarar vererek sistemin düzgün bir şekilde çalışmasını önlediğini de not düşmüşler.

Bugün neler öğrendik?

Ancak yedikleriniz kadar sağlıklı olabilirsiniz! Hatta çocukluğumuzda yediklerimiz tüm yaşamımız üstünde söz sahibi! Sofranızı kurarken, çocuğunuzu beslerken lütfen bu gerçeği göz ardı etmeyin.

1 “Early-life effects of juvenile Western diet and exercise on adult gut microbiome composition in mice” Monica P. McNamara, Jennifer M. Singleton, The Journal of Experimental Biology, Şubat 2021.
2 “Probiotics ( Lactobacillus gasseri KS-13, Bifidobacterium bifidum G9-1, and Bifidobacterium longum MM-2) improve rhinoconjunctivitis-specific quality of life in individuals with seasonal al.” J. C Dennis-Wall, The American Journal of Clinical Nutrition, 2017; 105 (3): 758 DOI: 10.3945/ajcn.116.140012
3 “Intestinal Epithelial Cell Toll-like Receptor 5 Regulates the Intestinal Microbiota to Prevent Low-Grade Inflammation and Metabolic Syndrome in Mice.” Gastroenterology, Benoit Chassaing, Ruth E.Ley, Andrew December 2014, Volume 147, Issue 6, Pages: 1363-1377
4 “Impact of diet in shaping gut microbiata revealed by a comparative study in children from europe and rural Africa” C. Filippo, D.Cvalieri, Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States, 101, no. 44, 2010; 14691-96
5 “ Fructose reprogrammes glutamine-dependent oxidative metabolism to support LPS-induced inflammation”. Nicholas Jones, Julianna Blagih, Nature Communications, 2021; 12 (1) DOI: 10.1038/s41467-021-21461-4

Kaynak:https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/dr-umit-aktas/cocugunuzu-hastaliklara-mahk-m-etmeyin-6441192

Bunları da beğenebilirsin