Neden Fitoterapi?

Henüz meslek hayatımın ilk yıllarında acı bir gerçeğin farkına vardım: Biz doktorlar, hiçbir kronik hastalığı tedavi edemiyorduk! Hastalar geliyor, onlara bize öğretilen bir takım ilaçları yazıyoruz, hastalar ilaçlarını kullanıyor, birkaç ay sonra tekrar geliyorlar, yeniden reçete yazıyoruz, ancak iyileşen hasta yok!

18 Mayıs 2016

Neden Fitoterapi?

Henüz meslek hayatımın ilk yıllarında acı bir gerçeğin farkına vardım: Biz doktorlar, hiçbir kronik hastalığı tedavi edemiyorduk! Hastalar geliyor, onlara bize öğretilen bir takım ilaçları yazıyoruz, hastalar ilaçlarını kullanıyor, birkaç ay sonra tekrar geliyorlar, yeniden reçete yazıyoruz, ancak iyileşen hasta yok! İyileşmedikleri gibi, dediğimiz her şeyi yapmalarına rağmen, hastalıkları ilerlemeye devam ediyor, komplikasyonlar meydana geliyor, organ yetmezlikleri, sakatlıklar ve ölümler meydana geliyordu.

Örneğin diyabet hastaları, ilaçlarını kullanmasına rağmen, hastalıkları iyileşmiyor, ilerlemeye devam ediyor, bir noktadan sonra ilaçları yeterli gelmiyor, hastalarda insüline başlanıyor, hastaların ayak yaraları meydana geliyor, bacakları kesiliyor, böbrek yetmezlikleri, kalp damar hastalıkları oluşuyor, gözleri kör oluyordu.

Yaptığımız işe doktorluk denilemezdi, hastalığı tedavi edemeden doktorluktan bahsetmek mümkün olabilir mi? Olsa olsa, buna tıbbi sekreterlik denilebilirdi…

Belli ki ortada bir yanlış vardı. Hem de son derece tehlikeli bir yanlış!

Bu yanlışın farkına vardığımda, “Hastalarımı nasıl tedavi edebilirim? Bize öğretilen kimyasal tıp dışında bir seçenek yok mudur?” diye sormaya başladım ve bu soru beni uzun bir eğitim yolculuğuna çıkardı. Aldığım eğitimler beni Fitoterapi ile tanıştırdı ve Fitoterapi öğrendikten sonra, tüm hayatım değişti.

Bir tıp doktoru olarak bitkisel tedaviler alanındaki uzmanlığımın ışığında, bitkilerin içindeki aktif maddelerden faydalanarak, doğru beslenerek sağlıklı yaşamanın mümkün olduğunu gördüm.  Hatta sağlıklı bir yaşamın tek yolu, doğru beslenme! 

Sırtını kimyasal ilaçlara yaslayan tıp ekolünde sağlam bir reformun zamanı geldi de geçiyor!   Bugün kimyasal tıbbın temel sorusu “Bu hastalığa hangi ilacı vermeliyim?” haline gelmiştir. Oysa olması gereken öncelikle hastalıkları engellemek için çalışmak ve bu çabaya rağmen oluşan hastalıklar için de “Bu hastalığı nasıl tedavi edebilirim?” diye sormaktır.

Örneğin kanser tedavisinde hücre öldürücü zehirler vermek yerine, kanserin neden bu kadar yaygınlaşıp bir genç yaş hastalığı haline geldiğini sorgulamalı ve hastaların bağışıklık sistemlerini güçlendirmek için uğraşmalıyız.

 

DR. ÜMİT AKTAŞ'A SORUN

Bu bölümden Dr. Ümit Aktaş’a sorularınızı iletebilirsiniz.

E-posta bültenine kayıt olmak istiyorum.

Sonuçlar: